Bilim
Tek Yol Kablosuz Şarj!..
6 Tem
Bir kaç yıl içerisinde piyasaya çıkacak cep telefonu ya da dizüstü bilgisayar gibi elektronik cihazların büyük bölümünde kablosuz şarj ünitesi de yer alacak…
Böylece bir kafede otururken ya da otobüste seyahat sırasında bu cihazlar kendi kendine şarj olacak.
Bugün bazı örnekleri bulunan kablosuz şarj cihazları, ”pazar savaşında” ön plana çıkmak isteyen firmalar tarafından hızla geliştiriliyor. Böylece, GSM sektörünün ”akıllı telefonlara yönelmesi gibi” elektronik cihazlarda da kablosuz şarj ünitesi, pek yakında ”olmazsa olmaz” özellikler arasında yer alacak.
Bu yıl 3 milyon adet büyüklüğe sahip olan, kablosuz şarj olabilen elektronik cihaz pazarı, sadece 3 yıl içerisinde yüzde 70 artarak yıllık 235 milyon adet büyüklüğe ulaşacak.
Kablosuz Şarj Nedir?
Kablosuz şarj temel olarak üç farklı şekilde olabiliyor; indüksiyon, radyo dalgası ya da resonans. Bu şarj yöntemlerinde temel; manyetik alan.
Örneğin elektromanyetik indüksiyon yönteminde, More >
Görünmezlik Yolunda Önemli Adım…
19 Mar
İnsanoğlunun her zaman hayal ettiği şey; görünmezlik. Bu rüya için önemli bir adım atıldı: altın bir yüzey üzerindeki küçük bir yumruk görünmez hale getirildi…
Almanya’da yapılan çalışmalar sonucunda, cismin yaydığı ışını kontrol atına alarak görünmez hale getirilmesi yönünde önemli bir adım atıldı.
Science dergisinde yayımlanan araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan, Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü’nden Tolga Ergin, dönüşüm optiği kullanılarak görünmezliği sağladıklarını belirtti. Bu teknolojiyle, ışığın yayılımı yönlendirilebiliyor, kontrol altında tutulabiliyor.
Ergin ve meslektaşları, fotonik kristaller kullanarak bir görünmezlik perdesi elde etti. Bu perdeyle, altın bir yüzey üzerindeki küçük bir yumruyu görünmez hale getirmeyi başardılar.
Bu perde, özel merceklerden oluşuyor. Perde ile, yumrudan çıkan ve görünürlüğünü sağlayan ışık demetleri yönlendirilerek cisim gizleniyor. Bu işlem, bir cismi halıyla örtüp gözden uzak hale getirmeye ve sonra halıyı da görünmez yapmaya benziyor. Buradaki mercek sistemi ile oluşturulan perde, cismi örten ancak görünmeyen halı gibi davranıyor.
Ergin Reuters’a telefonla yaptığı açıklamada, “Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça heyecan verici, çünkü insanoğlu her zaman görünmezlik istemiş veya görünmezlik pelerinine sahip olmayı düşlemiştir. Bizim çalışmamız, bunun mümkün olabileceğine dair ilk ipucunu sağladı. Bu tekniğin işe yaradığını gösterdi” dedi.
Ergin, bir insan veya bir arabanın, uyguladıkları bu teknikle görünmez hale getirilmesi için uzun yıllar daha çalışılması gerektiğini de belirtti.
Dönüşüm optiği alanında geçmişte çeşitli teknikler önerildiğini, More >
Fazla Oturmak Büyük Risk…
22 Oca
Bilim insanları, çok fazla oturmanın ölüm riskini artırdığını saptadı. Buna göre vaktinin yarısını oturarak geçiren insanlar spor yapmalarına rağmen aşırı kilo ve kalp krizi riskiyle karşılaşabilir…
Bilim insanları ciddi bir uyarıda bulunarak, fazla oturmanın ölümcül olabileceğini belirtti. Uzmanlar düzenli egzersiz yapılsa bile, çok uzun süre oturarak durmanın önemli sağlık bozuklukları ortaya çıkarabileceğini ifade etti.
Yapılan araştırmalar çok fazla televizyon seyreden, bilgisayar başında oturan veya araba süren insanlarda kilo sorununun ve kalp krizini riskinin önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.
İsveç Spor Sağlık Bilimleri akademisyeni Elin Ekblo-Bak, vücudun dört saat oturduktan sonra zararlı tepkiler vermeye başladığını, şeker ve yağ düzenlemekten sorumlu olan genlerin çalışmayı durdurduklarını belirtti.
DÜZENLİ SPOR YAPMAK ÇÖZÜM DEĞİL
Dünya Sağlık Örgütü uzmanlarından Tim Armstrong ise, düzenli spor yapan bir insanın saatlerce oturarak yaptığı sporun etkisini ortadan kaldırabileceğini belirtti. Bu yüzden günde bir kez egzersiz yapmak yerine gün içine yayılmış egzersizlerin daha yararlı olacağını ifade etti.
Londra’da bir finans şirketinde çalışan 31 yaşındaki Aytekin Can, her gün masa başında saatlerce oturduğunu, boş zamanlarından ise dövüş sporlarıyla ilgilendiğini belirtti. Huffington Post More >
Mars’tan Şok Eden Görüntüler!..
13 Oca
Mars’ı izleyen HiRISE tarafından NASA’ya gönderilen fotoğraflar bilimadamlarını şok etti…
Mars yörüngesindeki HiRISE adlı kamera tarafından NASA’ya gönderilen fotoğraflar, NASA’yı şok etti.
Başka bir gezegene gönderilen en güçlü kamera olan HiRISE’ın, Mars’ın kuzey kutup noktasında tespit ettiği şekiller, ağaçları andırıyor.
Fotoğrafı inceleyen bilimadamları, bunun bir optik aldanma olduğuna karar verdiler.
Mars’ın kuzey kutup noktasının yakınlarında çekilen fotoğrafta ince bir donmuş katman karbon dioksitle kaplanmış kum tepecikleri görülüyor.
Fotoğrafta görülen ağaç benzeri şekillerinse Mars baharında buzların erimesiyle ortaya çıkan toprak kaymalarının kalıntıları olduğu açıklandı.
Hatta fotoğrafın merkezinde, hafif sol tarafında göreceğiniz kum bulutu da, bilimadamlarının bu bulgusunu doğrular nitelikte. More >
Kimyasal Bilgisayar Geliyor…
13 Oca
Avrupa Birliği’nin finanse ettiği bir projeyle bilim adamları, insan vücudundaki nöronlardan biyolojik anlamda esinlenen ve işlemci sinyallerini kimyasal düzeyde ileten bir “ıslak bilgisayar” üzerinde çalışacaklar…
Avrupa Birliği’nin finanse ettiği bir projeyle bilim adamları, insan vücudundaki nöronlardan biyolojik anlamda esinlenen ve işlemci sinyallerini kimyasal düzeyde ileten bir “ıslak bilgisayar” üzerinde çalışacaklar.
İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre, 2,6 milyon dolarlık proje, şu anki bilgisayarların yapamadığı, mini moleküler robotları kontrol etmeyi ve kimyasal nano sinyalleri yönlendirmeyi hedefliyor. Bu çalışmayla, ayrıca, insan vücudundan gelen kimyasal sinyallere zeki tepkiler veren “akıllı ilaçlar” üretilmesi amaçlanıyor.
Beynin Çalışma Prensibi Gibi
Birçok Avrupa üniversitesinden araştırmacının yer alacağı ve Şubat ayında resmen başlayacak projede, üzerinde çalışılacak biyolojik anlamda esinlenilen bilgisayar canlı hücreleri kullanmıyor. Bunun yerine, biyolojik hücre duvarlarına benzer bir katmanı kendiliğinden oluşturabilen kimyasal hücrelerden faydalanıyor ve bu kimyasal hücreler kendi aralarında sinyalleri iletebiliyorlar. Bu kimyasal hücreler, bir kimyasal sinyali aldıktan sonra “tesirsiz sürece” giriyorlar. Bu süre zarfında hiçbir dış sinyal, bu hücreleri etkileyemiyor ve diğer bağlantılı hücrelerden gelen zincirleme reaksiyona kendilerini kapatıyorlar. More >
Tahtadan Kemik!..
10 Oca
İtalyan araştırmacılar, çeşitli kimyasal işlemlerle tahta parçasını 10 günde kemiğe dönüştürdü. Koyunların bacaklarına nakledilen “yapay kemik”, gelişmeye başladı…
Geliştirilen yeni ve doğal yöntemle bir kaç yıl içinde “insan kemiği” 0üretmenin mümkün olacağını söyleyen araştırmacılar, tahta parçasının çeşitli kimyasallarla girdiği reaksiyon sonucu yaklaşık 10 gün içerisinde insandaki kemik dokusuna dönüşebildiğini açıkladı.
Araştırmada ısı yardımıyla tahtanın içindeki su ve proteinleri alınarak, kalsiyum karbonat haline gelmesi sağlandı ve ortaya kimyasal olarak kemikten ayırt edilemeyen bir madde çıktı.
Elde edilen kemikteki delik ve kanalların titanyum kemiklerde bulunmadığı ve bu protezin vücutla daha kolay bütünleşeceğini söyleyen araştırmacılar, araştırma sonucunun umut verici olduğunu dile getiriyor.
More >
Mantardan kanser ilacı
30 Ara
Tırtıllarda üreyen ve çok nadir bulunan parazitik mantarın, pek çok kanser türü üzerinde iyileştirici etki yaptığı belirlendi.
Çok nadir rastlanan parazitik bir mantar türünde bulunan maddenin, çok sayıda kanser türü üzerinde iyileştirici etkisi olduğu tespit edildi. Ancak maddenin bedende hızla bozulması, sürekli ve etkili bir tedaviyi şimdilik imkansız kılıyor.
İlk kez 1950’lerde tıp literatürüne giren kordisepin (cordycepin) adlı madde, bazı tırtıl türlerinin üstünde yaşayan ve üreyen kordiseps adlı parazitik bir mantardan elde ediliyor. Maddenin çok sayıda kanser türü üzerinde iyileştirici etkisini keşfeden bilimciler, bunun nasıl gerçekleştiği konusunda henüz bilgi sahibi değil.
Bilimciler şimdi bir yandan bu maddenin hücreleri nasıl değiştirdiğini, öte yandan da yan etkisi olmayan etkili bir ilaç haline getirilip getirilemeyeceğini araştırıyor.
Nottingham Üniversitesi’nde yürütülen araştırmada, bedende hızla bozunan ve etkisini kaybeden maddenin daha uzun süre dayanmasını sağlayacak yöntemler deneniyor.
Araştırmacı Cornelia de Moor, eldeki ilk bilgilere göre az dozda kordisepinin kanserli hücrelerin kontrolsüz büyümesini ve bölünmesini engellediğini, yüksek dozda da kanserli hücrelerin birbirine tutunmasını önlediğini More >
‘Canlı duvar’ yılın en orijinal buluşlarından
25 Ara
Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’da bir otelin duvarı yaşıyor.
Time dergisi tarafından “2009′un en iyi 50 buluşu”ndan biri seçilen “canlı duvar”, aslında sanatçı ve bilim adamı Patrick Blanc’ın bir eseri.
Blanc’ın, toprağa gereksinim olmadan dikey bir şekilde büyüyen bitki buluşları, sadece Londra’da değil, Bangkok, Paris, New York ve Tokyo’da da birçok yapının duvarlarını kaplıyor.
Bu bitkileri sarmaşıklardan ayıran özellik ise toprağa gereksinim olmadan büyüyebilmeleri. Yaklaşık 10 yılını kayalar ve ağaçlar üzerinde doğal olarak büyüyen yabani bitkileri inceleyerek geçiren Blanc, incelemelerinin ardından bu bitkileri binaların duvarlarında da yetiştirmeyi başarmış.
Bitkileri yerleştireceği şehirlerdeki iklime ve görsel estetik ile uyuma göre, hangi bitkileri binalarda kullanacağı seçen Blanc, 1994′den bu yana 140 adet “dikey bahçe” oluşturdu. Bunların en bilinenleri ise Paris’teki Quai Branly Müzesi, New York Manhattan’daki Marithe ve François Girbaud mağazası, Cenevre’deki Akvaryum ve Bangkok’taki Siam Paragon alışveriş merkezi. More >
İşte Türkler’in Genetik Akrabaları!..
23 Ara
Bilim adamlarının tespit ettikleri sürpriz gerçek… ‘Türkler ile Ermeniler yeryüzünde birbirine genetik olarak en yakın etnik topluluklar, ayrıca Kürtler de aynı genetik kümede’…
Türk lösemi hastaları ile Ermeni donörler arasında yüksek eşleşme oranı tespit eden Ermenistan İlik Bankası yetkilileri, “Türkler ile Ermeniler yeryüzünde birbirine genetik olarak en yakın etnik topluluklar, ayrıca Kürtler de aynı genetik kümede” dedi. Hatta bu yakınlığın araştırılması için “Birlikte AB fonuna başvuralım” çağrısında bulundu.
Hürriyet’in haberine göre, Erivan’daki İlik Bankası’nın Direktörü Sevak Avagyan, Türk ve Ermeni toplumlarının genetik yakınlığını ortaklaşa incelemek üzere Türk meslektaşlarına “AB fonlarına birlikte başvuralım” çağrısı yaptı. Avagyan, Ankara-Erivan yakınlaşmasını destekleyen Avrupalı politikacıların bu projeye sahip çıkacağı görüşünde.
Literatüre geçti
Tıp literatürüne geçen 1998 tarihli bir araştırma Ermeni More >
Güneş Sistemindeki En Soğuk Yer…
18 Ara
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) bir uzay aracı tarafından yapılan ölçümlere göre, Güneş Sistemi içindeki en soğuk yer Ay’da bulunuyor…
NASA’nın Ay Yörünge Keşif uzay aracının (LRO) Diviner adındaki termometresiyle, Dünya’nın uydusu Ay’ın daima gölgedeki kraterlerinde yapılan incelemeye göre, kış ortasında geceleyin Ay’ın kuzey kutup bölgesindeki en soğuk kraterlerinde sıcaklık eksi 249 santigrat dereceye kadar düşebiliyor.
Bilim adamları, bir Ay gününde yüzey sıcaklığının 100 santigrat dereceyi geçebildiğine ve gün ortasında ekvator bölgesinde sıcaklığın 127 santigrat dereceye çıkabildiğine işaret ederek, kutuplarda ise geceleyin ısının çok soğuk olabildiğine işaret etti.
Los Angeles’taki California Üniversitesinden Porf. David Paige, dünyanın yıllık en büyük bilim adamları toplantısı olan Amerikan Jeofizik Birliği’nin toplantısında, Diviner aletiyle elde edilen son verileri sundu.
Paige, Ay’ın Güneş Sistemi’ndeki en uç ısı değerlerine sahip cisimlerden biri olduğunu belirtti. More >
